30/3/2008 · Kategori:
Eylul
Kadın, gülen kendisine yaklaşan ama tam konuşacağı zaman uzaklaşan yüzler görüyordu. Eylül ve bahar miyavlıyorlar, elini uzatıp onları okşamak istiyordu onlarda küçülerek kayboluyordu. Ne kötü bir rüya diye düşündü, yüzler yaklaşıyor ve gidiyorlardı. Canı yanıyordu ama sebebini anlayamamıştı. Niye bu kadar ağrım var bir ilaç almalıyım, başı dönüyordu sanki çok yüksek bir uçurumdan yuvarlanıyor. Bu arada canı çok yanıyordu çarptıkça bir yerlere. Sesledi- çocuklar bir tane ağrı kesici verin canım çok yanıyor-kıpırdandı, midesi kabartı. Kusma hissi duydu, azgında bir aletin olduğunu fark etti, çocuklar nerdesiniz? Lazım olunca kaybolursunuz? Bir kadın sesi -uyandı -kirpiklerini aralamak istedi ama mümkün değildi kirpiklerine sanki taş bağlamışlar kaldıramıyordu.-canım yanıyor ağrım var lütfen bir ağrı kesici verin-dedi cılız bir sesle. Tamam, siz merak etmeyin size şimdi ağrı kesici yapacağım ağrınız kalmayacak, bir sıcaklık hissetti damarlarında. Teşekkür ederim diyerek tekrar derinlere daldı. İlacı yapan hemşire bekleyen polis memuruna –hastamız uyanıyor yakınlarına haber verelim mi?-verin hemşire hanım. Yakınları rahatlasın. Mehmet’in telefonu çalmaya başlayınca ikisi de irkildi, hemen açtı, kaya dikkatle abisinin yüzüne bakıyordu, abisinin yüzü önce sarardı sonra kızardı .-teşekkür ederim. Anladım.- ne oldu abi kim arıyor polis mi? Âliden bir şey çıkmış mı?.hastaneden aradılar.kayanın rengi attı.ne olmuş ,anneme bir şey mi olmuş? –sakin ol. Annem uyanıyormuş ikisi de derin bir nefes aldı, acele ile evden fırladılar, bir taksiye binip hastane vardılar. Annelerinin yattığı bölüme çıktılar, uyuyordu. Mehmet doktorlarla konuşmaya gitti, kayaya saniyeler yıl gibi geliyordu, abisi gülerek geldi, ne oldu dedi kaya nefes almaya çekinerek,-tehlikeyi atlattı bizim ihtiyar, çok sağlam çıktı. Kayanın yanağına bir damla gözyaşı düştü, abisi kafasına sarıldı sıktı. Oturacak bir yer buldular. Ferahlamışlardı.-ağabey âli sence suçlumu? –bilmiyorum. Şaşırması üzüntüsü çok samimi idi, arkadaşım var onunla geldim diyor,- kaya ama arkadaşı yukarı çıkmamış, kapıda zorlama yok. Ali evlerine geldikten sonra kaya polise telefon etmişti abisi onunla konuşurken. Gelen polis ekipleri âliyi götürmüşler sorguya almışlardı. ikiside inanamıyordu. Arkadaşlarının böyle bir şey yapacağına, âli onlar koşuda iken eve gelmişti. Annesi ile görüşmüştü. Onun iyi olduğunu söylüyordu. Peki de eve nasıl, kim, niye girmişti.
Akşam kadar hastanede beklediler, o arada Mehmet eve gidip geldi kedilere mama su koydu, acıktıklarını fark ettiler, nerdeyse iki gündür doğru dürüst bir şey yememişlerdi. Gidip yemek yediler. Gülmeseler de içleri ferahlamışlardı. Kadın gözlerini açtı, nerde olduğunu anlayamadı, elini kaldırdı serum takılı idi azgında bir şey vardı, oksijen vermek için burnunada bir alet konulduğunu anladı. Hastanedeydi. Bel kısmında hala ağrı vardı. Sağlık bilgisi vardı, mesleği gereği sağlıkla ilgili çok şey biliyordu. Kalp krizimi geçirdim acaba diye düşündü, ya da düştüm mü? Serbest elini beline götürdü. İnanamadı ameliyat yeri idi kapatılmıştı sargı bezi ile. Niye ameliyat oldum acaba ne oldu? Çocuklarını merak etti, neredelerdi? Çevresine bakıntı. Tek kişilik bir odada yatıyordu beyaz ışıkla aydınlatılmıştı, saat kaçtı, gecemi, gündüz müydü, hangi gündeydi. Bu düşüncelerle yorulduğunu hissetti. Susamıştı, dili damağına yapışmıştı, su istiyordu hareket etmek istemedi ameliyat yerinin acıyacağını biliyordu.- kimse yok mu? Sesi cılız ve cansız çıkmıştı. Çok susadım. Kapı açıldı bir polis girdi. Çok şaşırdı kadın polisi görünce. Tanıyamamıştı. Siz kimsiniz? Çocuklarım nerde? Polis hafif bir tebessümle,-geçmiş olsun, uyandınız. Şimdi doktora haber vereyim. Dedi ve hızla dışarı çıktı. Kadın anlayamamanın verdiği sıkıntı ile beklemeye başladı. Gelen doktorların yüzü gülüyordu. iyi atlattınız. Durun sizi muayene edelim. Yarasına baktılar rutin muayeneler yapıldı. O arada kadın konuşmuyordu. Büyük bir şaşkınlık içindeydi. Kapıya baktığında iki oğlunu gördü gözleri parladı. Mehmet kaya hoş geldiniz? Doktorlar işlerini bitirip çıktılar. Kadın çocuklarının yüzüne merakla bakıyordu. Ne oldu çocuklar bana? İkisi de annelerinin yanın geldiler sevgi ile bakıyorlardı. Kaya-hatırlamıyor musun anne? Ne olduğu.. Kadın yooo dedi. Mehmet –kaza geçirdin anne. Doktor olduğu için annesinin saldırı anını hatırlamadığını anladı bir şeyleri unutmuştu.yada unutmak istiyordu bilinçsizce.
EYLUL’UN DIGER BOLUMLERI ICIN BAKINIZ
Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!
28/1/2008 · Kategori:
Eylul
EYLÜL:BÖLÜM6: Kaya heyecanla ağabeyinin
yanına geldi,-Abi masanın üstünde telefon vardı. Biz koşmaya giderken masanın
üstünde duruyordu. Abisi anlamamıştı.-Ne telefonu sen ne diyorsun anlamadım. Ne
diyorsun oğlum, kayanın heyecandan kalbi çarpıyor midesi bulanıyordu, Masanın
üstünde âlinin telefonu vardı. Dün geldiğinde bizde unutmuştu. Annemde masanın
üstüne koymuştu o telefon yok şimdi. Mehmet in aklından şimşek hızı ile
düşünceler geçiyordu, eminmisin masanın üstünde gördüğüne dün gelip almış olmasın,
kayanın hiç terettüdü yoktu,-hayır giderken gördüm, eminim-o zaman? Niye neden
diye düşündü Mehmet. Bir türlü Aliye baglıyamıyordu konuyu, Âlinin annesi ile
bir alıp veremedi olmazdı. Mehmet –arasana Âliyi bakalım.-kaya telefonun
tuşlarına basamadı şaşırmıştı. Ağabey dediği sevdiği arkadaşı annesini
öldürmeye kalksın aklı almıyordu. Abisi telefonu elinden aldı rehberden ali yi buldu
arama tuşuna heyecanla bastı. Telefon çalıyordu her çalışı mehmedi sinirlendiriyordu.
Uzun uzun çaldı sonra kesildi. Tekrar aradı..yine çaldı çaldı.tam kapatacaktı
ki uykulu bir ses –alo-ali senmisin ?ben Mehmet kayanın abisi.-buyur Mehmet
abi,telefonunu ne zaman aldın bizden, bizde kayboldu sandık da .Gece
aldım,teyze vardı kapıdan aldım, siz koşmaya gitmişsiniz,tamam ,bize kadar
gelirmisin önemli bir konu var seninle
konuşmak istediğim,tamam abi giyinip gelirim,gel kahvaltı yaparız konuşuruz. Tamam.-telefonu
kapattı Mehmet -abi polislere haber verelim mi? Mehmet ikilemde kalmıştı. Polisi
arayıp aramama konusunda,-dur şimdi gelsin ağzını arayalım sıkıştıralım,
olmazsa polise kendimiz teslim ederiz, ya kaçarsa -dedi kaya işte o zaman suçlu
olduğunu anlarız onu bulmaları çok zor olmaz. Kaya için için abisine kızıyordu.
Kaçacaktı âli. Gelmeyecekti. Yıllarca evlerine gelip gitmişti. Nasıl olurdu
böyle bir şey, içini öfke kemiriyordu. o arada abisi çalışma masasına gitmiş
bilgisayarına bakıyordu. Kaya buna da çok içerledi annesi ölümle dans ediyor
abisi iş düşünüyordu. Mehmet masasının dağınıklığını biliyor neyin nerde olduğunu
hemen bulup çıkarıyordu. Şimdi bir tuhaflık vardı masasında. Komik geldi. Masası
düzenliydi. Annesinin düzeltmesi imkânsız olduğuna göre birisi masasını düzeltmişti.
Yani masası karıştırılmıştı. cd lerini aradı hemen, yaptığı işlerin mutlaka bir
kopyasını alır saklardı. Her işten iki kopya çıkarırdı bunu kimseye
söylememişti dalga geçerler diye. Önemli olanları kimsenin tahmin edemiyecegi
bir yere koyar, diğerlerini ise masasında bulundururdu. işte o cd lerin
bazıları yoktu. Faks makinesinin bulunduğu küçük etajerin çekmecesini çekti. İçi
kablo dolu olan yerin altına elini soktu cd ler eline geldi. Baktı önemliler duruyordu.
Tekrar yerine koydu. Birisi onun işlerini kaydettiği cd lerin peşindeydi ve hepsi
masanın üstündekiler sanıp onları almıştı. Annesi tanımadığı kişileri eve almak
değil kapıyı bile açmazdı. Mutlaka tanıdık birine açmıştı kapıyı. Çünkü kapıda
zorlama olmamıştı. Ali ne anlardı benim işlerimden ama bilgisayar mühendisi olacak.
Aklı iyice karışmıştı. Zilin çalması ile ikiside irkildi. kaya interkoma kim o
diye seslendi. Ben ali-iki kardeş şaşkınlıkla birbirlerine baktılar, ali gelmişti.
Kaçmamıştı. Merdivenlerden ayak sesleri geliyordu sesleri dinlediler onların
katta alinin şaçları göründü. uzun boylu iri yarı uzun şaçlı bir gençti
sakallarıda vardı,gülerek –günaydın. Dedi. İki kardeş donuk ve soğuk baktılar. Hepsi
içeri girdiler. Nasılsınız dedi âli. İyiyiz
dediler. Buyur abi ne konuşacağız merak ettim hemen geldim. Konuşalım dedi Mehmet,
bir gariplik olduğunu sanki sezmişti âli. Eylül le baharı gördü. Hayvanlarda
bir garipti. yaralı idiler ne oldu bunlara kaya diye sordu. Kaya cevap vermedi boğazına
sarılmamak için kendini zor tutuyordu.-dün gece kaçta geldin bize Ali?siz koşuya
gitmişsiniz ben size gelmişim ,oturdun mu bizde? Yok abi kapıdan telefonumu
alıp gittim. Aşağıda arkadaş bekliyordu. Teyzede davet etti. Teyze yokmu. Göremedim?
Teyzen hastanede yatıyor dedi Mehmet. Ali şaşırmıştı. Neyi var ne oldu diye sordu.
Akşam iyi idi gecemi hastalandı, Kaya
acı bir sesle annemi bıçakladılar dedi. Âlinin rengi sarardı. NOT EYLÜLÜN
önceki bölümlerini kategoriler bölümünde eylülde bulabilirsiniz saygılarımla.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (4)
Yorum yaz!
6/1/2008 · Kategori:
Eylul
Polisiye roman denemem eylülün ilk dört bölümü arşivde var meraklısına duyurulur:)
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
6/1/2008 · Kategori:
Eylul
EYLÜL 5-devam edecek- Mehmet ve kaya sabah saatlerinde annelerini ameliyat eden doktorlarla tekrar konuştular.anneleri yogun bakımdaydı.hala uyanmamıştı.böbregi diger organları zarar görmemişti ama çok kan kaybetmişti kaybettigi miktar yerine konmuştu.annelerini korunması için iki sivil polis hastaneye gelmişti.kaya ve mehmet ile konuşmuşlardı.annelerini öldürmek isteyenler yine deneyebilirlerdi.mehmet –annemin hangi hastanede oldugunu nerden bilecekler?-daha büyük gösteren kilolu olan iriyarı polis-biz gerekeni yapalımda ne olur ne olmaz dedi-kaya rahatsız olmuştu bu cevaptan,demek annelerinin hayatı hala tehlikede idi.zayıf ve orta boylu genç polis- siz eve gidin biraz dinlenin biz buradayız yirmidört saat nöbet tutacagız-iki kardeş hemen itiraz ettiler.polislerin yanından ayrılıp para atılıp içeçek alınan makinadan birer kahve aldılar.-kaya sen eve git –hayır olmaz- dedi kaya.tüyleri ürpermişti.eve yalnız girmek.. yine masanın üstündeki dantel masa örtüsü gözünün önüne geldi.niye bu sahne gözünün önüne geliyordu.birşeyi hatırlaması mı gerekliydi? Aklına eylül geldi .bahar nerdeydi onu hiç görmemişti.birden aklına geldi kediler katili görmüştü.ama bu neye yarardı.keşke konuşabilselerdi.-saçmalama-diye düşündü.abisi doktorlarla tekrar konuştu.annelerinin yogun bakımda kalacagını –tek kişilik odada idi-uyanmasının heran olabilecegi gibi günlercede sürebilecegini söylemişlerdi.mehmedin giysileri kan olmuştu. Polislerin yanına gittiler.-abi siz burdasınız degilmi? Ben eve gidip üstümü degiştireyim-olur gidin annenizi merak etmeyin korumasından emin olun biz burdayız-kaya abicigim hadi gidelim.birbirlerinin yanında olmak istiyorlar yalnız kalmak istemiyorlardı.hastaneden çıktılar.sabahın mahmurlugu vardı.hava hafif serindi.ikiside ürperdi.taksiye bindiler.taksici garip garip baktı mehmedin giysilerindeki kan dikkatini çekmişti.gençlerin yüzüne baktı ikiside çok yorgun ve üzgün görünüyordu.hastaları vardı galiba.soru sormaktan vazgeçti.eve geldiler.merdivenlerden çıkarken komşular annelerini sordular .uyanmadıgını .ameliyatın iyi geçtigini söylediler.eve girdiklerinde kedilerin salon kapısında buldular ikiside korkmuşgibi duruyordu miyavlıyorlardı.kaya ikisinide okşadı baharın bir gözünün kapalı oldugunu farketti kediye vurmuşlardı,bahar miyavlamıştı tırmalamıştı onlarda,- niye onlar demiştiki, iki kişimiydiler.annesi güçlü kadındı öyle herşeye pabuç bırakmazdı mutlaka iki kişi idiler-Kediye vurmuşlardı..eylülün basamadıgı fark etti, baktı, ön patilerindeki tırnaklar kırılmıştı.buda çok derin tırmaladıgının göstergesi idi.yine içini büyük bir nefret ve öfke kapladı.yapanları bir eline geçirse,abisine gösterdi eylül ve baharı, abisi dikkatle inceledi.ikisinede bakım yaptı.mamalarını verdiler.abisi duş aldı.üstünü degiştirdi.kayada giysilerini degiştirdi.Hala koşu giysileri üstündeydi.tost yaptılar.-abi kim yapmış olabilir,bilmiyorum.düşünelim kim olabilir.hırsız mı?-evde yapılan incelemede birşey çalınmamıştı.zaten evde degerli bir şey yoktu.sapıkmı idi.annesinemi?yok canım?ikiside hayretle birbirlerine baktılar manyak çoktu?tostlarını yerken abisi kaya ya –abicigim annemin telefonu duruyormu?salona baktılar duruyordu.arayan varmı diye baktılar.yoktu. mehmet birden- kaya masanın üstündeki telefon ne oldu, yok.biz giderken masanın üstündeydi degilmi?kaya dondu.gözünün önüne gelen masa örtüsünü şimdi anlamıştı.telefonu hatırlaması içindi, telefon, evet ,nerdeydi?Ali ….sevgili arkadaşı ali, telefon onundu.şimdi yoktu.(NOTeylül ün dört bölümü kategoriler kısmında eylül başlıgında bulabilirsiniz:))
Kalıcı Bağlantı
Yorum (6)
Yorum yaz!
18/10/2007 · Kategori:
Eylul
Eylül4- devamı hep var...
Kaya evde yalnız kalmıştı. Abisi giderken sakın bir şeye dokunma polisi bekle demişti. İçi ürperiyordu. Benliğini büyük bir öfke kaplamıştı. Kim yapmıştı. Annesinin hiç düşmanı yoktu. Biz sıradan insanlarız zengin değiliz neden neden diye düşündü. Sahi evden bir şey almışlarımıydı. Kendine kızdı annesi yaşam savaşı verirken evden ne alınmışsa alınmıştı. Salondaki dantel örtü gözüne ilişti. komşuların sesini duyuyordu kimse ne olduğunu anlamamış merakla yukarı çıkıyorlardı..kaya kapıya gitti. Merdivenler kan olmuştu. Ne oldu oglum diyordu. Yönetici. Annemi yaralamışlar dedi kendi sesini tanıyamamıştı. Soğuk mesafeli idi. apartman girişinde sesler geldi. Burada bir saldırı olmuş diyordu genç bir ses. Yukarı gönderdiler. gelen polislerdi. Kaya onları içeri aldı. Polis komşuları kibarca evlerine gönderdi. Kaya devamlı abisini arıyordu annesini hastaneye ulaştırmışlar kan bulunmuş. Şimdi ameliyata alacaklar demişti abisi. Aklı hep annesindeydi. Anne ne olur dayan diye dua ediyordu. Gelen polisler sonsuz denecek kadar kaldılar gibi geldi kayaya. Sorular sordular evin her yerini aradılar parmak izi aldılar nerde olduklarını annesin evde yalnızmı olduğunu. Şüphelendiği kimse varmı idi annesinin düşmanı varmı idi. kaya hepsine cevap verdi. Evde işin biten polislerle beraber hastaneye gitmek için polis otosuna binmişlerdi mutfak masasının altındaki kanlı mutfak bıçağını da aldı polisler. katil zanlısının parmak izi olabilirmiş üstünde. Abisini buldu hastanede. Yüzü çökmüş kötü haldeydi. Dalağı böbreği zarar görmüş olabilirmiş birde çok kan kaybetmişti annesi. Polisler ona da sorular sordular. Kaya onları dinlemiyordu gözünün önüne masanın dantel örtüsü geliyordu hep. Niye diye düşündü bir mana veremedi bu görüntüye. Saatlerce beklediler ameliyathanenin önünde. Abisi bir ara içeriye girmiş çıkarmışlardı yararı olmuyor aksine çalışan doktorların dikkatini dağıtıyormuş. Abisini hiç böyle görmemişti o hep neşeli şamatacı idi. kendini görebilse abisinden daha kötü olduğunu fark ederdi. Kimseyi aramak akıllarına gelmemişti. Tan ağarırken annesini ameliyattan çıkardılar. Yüzü kireç gibiydi. abisi doktorları ile konuştu. Bir şey söylemek için çok erkendi. Bekleyeceklerdi. Yoğun bakıma götürdüler. İçeriye çok kısa bir an için girdiler. ikiside annelerine bir şey olursa onsuz hayatın güzel olmayacağını biliyorlardı. Anlamsızlaşacağını onun yokluğuna alışamayacaklarını hissediyorlardı. Anne gidemezsin. Haksızlık. Dayan anne. Bize kim kızacak eleştirecek yol gösterecek ve de sevecek. Seni seviyoruz dediler ikisi de konuşmadan ama aynı şeyleri düşünerek.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
17/10/2007 · Kategori:
Eylul
Eylül3-bizim denememizzz :)
Mehmet ve kaya gecenin sessizliğinde koşacakları yürüyüş parkuruna geldiler. O saatte kimse yoktu. Mehmet çok uzun boylu atletik yapılı idi. kaya ondan birkaç santim daha kısa idi oda atletikti. Sık olmasa da koşuyorlardı. Kaya bilgisayar mühendisi olacaktı son sınıftaydı. Sabahlara kadar bilgisayarın başında oturur. Dersi olmadığı günlerde de gündüz uyuyordu. Bugün o günlerden biriydi. Derslerden projelerinden gelecekten bahseder, yürüyüp koştular. Zamanın nasıl geçtiğini fark etmemişlerdi. ikiside cep telefonlarını yanlarına almamışlardı. Kaya hadi ağabey dönelim bugünlük yeter çok koştuk. Annem de merak eder. Tamam dedi Mehmet. Yine aynı yoldan geri döndüler konuşarak. Kaya evin önünde yukarı baktı mutfağın ışığı yanıyor annem mutfakta dedi. Zili çaldılar. Açılmadı. Tekrar çaldılar. Mehmet; mutfaktan duymamıştır. Dedi. anahtarı ile girişi açıp merdivenlerden çıktılar. Abisinin yaptığı argo espriye güldü kaya. Kapıya ilk kaya geldi. Annem yine kapıyı kapatmamış diye söylendi. İçeri girdi anne diye seslendi. Anne kapıyı kapatmamışsın hırsız girse ruhun duymayacak. İçeri girip mutfağa yürüdü. Çok susamıştı su içecekti. Kapıyı açtı ve durdu. Arkasından gelen abisi çarptı. Ne oluyor gitsene dedi. Kaya donmuş gibi idi. abisi onu yana çekti. İçeri baktı. Dehşete kapıldı. Zemin kan gölüne dönmüştü. Annesi sırtını mutfak dolabına dayayıp yere oturmuş eli yan tarafını tutuyor adeta kanı durdurmak ister gibiydi. kucağında kedi onlara bakıyordu. Korkmuş kötülüklerin farkında da bir şey yapamamanın çaresizliği içindeydi sanki. Mehmet hemen kendini topladı koştu annesinin boynuna dokundu yaşıyor diye bağırdı ambulans çağır kaya. Elini kaldırdı kan sızıyordu annesinin yan tarafından koştu banyodan havlu kaptı kanayan yere bastırdı. Kanamayı bir nebzede olsa durdurmuştu. Kardeşi şoka girmiş ağlıyordu salona gidiyor geri geliyordu. Keşke gitmeseydik keşke gitmeseydik. Mehmedin; mutfak masasının altındaki bıçak dikkatini çekti en büyük boy mutfak bıçağı kanlı orada duruyordu. Sakin olmalıydı sonra düşünürdü şimdi annesini kurtarmalı idi.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
17/10/2007 · Kategori:
Eylul
Eylül-2 Eylül devamı hep gelecek ama bizim romanımız..
Saat 23 de kaya ben koşmaya gideceğim anne sende gel dedi. Kadın ben gelmiyecegim dizi izliyorum sen git. Mehmet uzandığı koltuktan kalkarak dur bekle bende geleyim ne giyindin diye kardeşine sordu. Hava oldukça serindi ekimi yarılamışlardı. ikiside eşofmanlarını giyip biz gidiyoruz diyerek seslendiler. Kadın güle güle dedi ve diziyi seyretmeye devam etti. Kapı arada bir tam kapanmadığı için daima sürgülerlerdi aklına geldi kalktı. tam sürgüyü çekiyordu ki zil çaldı kendi kendine güldü. Bir şey unuttu benimkiler dedi. interkoma muzipçe kimdir o dedi. Benim dedi. Ses. Kadın otomatiğe bastı kapının açıldığını duydu. Yukarıya çıkan ayak seslerini dinledi.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
17/10/2007 · Kategori:
Eylul
Eylül-1 eylül amatörce yazılan bir polisiye roman başlangıcı ve bizimdir ..
Evin bütün ışıkları yanıyordu. Kadın kirpiklerini araladı. Tavandaki lamba gözüne çok sönük geldi. Bunu Mehmet e değiştirtmeliyim diye düşündü daha önce bunu niye düşünmemişti. Kendi tutumluluğuna kızdı. Elini uzattı yere deydi. Mutfak zeminine oturmuştu. Kendine şaşırdı buraya niye oturdum diye. Artık yaşlanıyorum galiba diye söylendi. Kucağında bir şey dikkatini çekti. Çok sevdiği kediciği oturuyordu. Kedi kendisine çok uzak geldi. Yeşil gözleri pırıl pırıl parlıyordu. Yüzünde sanki hüzünlü bir ifade vardı. Yüzü uzuyormuş gibi geldi hayvanın, ne oluyor bana diye düşündü. Buradan kalkmalıyım, hareket etmek istedi, sol tarafında tarifi imkânsız bir acı hissetti başı şiddetle döndü. Midesi bulandı. Acı okadar keskindi ki nefessiz kaldı kıpırdayamadı. Kedi miyavladı. Elini sol yanına götürdü bu hareket şiddetli bir ağrı hissetmesine neden oldu. Elini yan tarafına değdirdi. Kaldırdı. Eli kıpkırmızı olmuştu. Hayretle eline baktı. Kandı. Midesi bulantı. Oldum olası kan tutardı şimdide aynı şey oluyordu, bayılacaktı midesinin üzerinde bir şey düğümlendi. Elini büyük bir güç sarf ederek elini yan tarafına bastırdı. Kan durmalı diye düşündü. Kedisi miyavlıyordu. Duyduğu son ses bu oldu. Bayılmamalıyım diye düşündü. Çimenlerin üzerine uzanmış oğullarına bakarak gülüyordu onlar mangalı yakmaya çalışıyorlardı anne çok açıktık sandviç ver diyordu küçük oğlu. Açlığa hiç dayanamazlardı. Etleri yiyemezsiniz diye seslendi kadın sevgiyle bakarak. Yinede birer parça sandviç uzattı. Oğulları gittikçe uzaklaşıyordu sesleri gülüşleri çok uzaktan geliyordu. Yerinden kalkmak istedi. Hissettiği acı kalkmasını engelledi. Kaya, Mehmet diye sesledi. Çocuklar bana bir şey oldu kendimi iyi hissetmiyorum. Mehmet doktordu ona sonsuz güveni vardı. Oğlu ona yardım eder. Sorun neyse çözerdi. Mehmetle kayanın sesini duydu. Anne uyan beni duyuyor musun diyordu. Dayan anne seni kurtaracağım. Şimdi ambulans gelecek. Nefes al. Kaya tekrar ara ambulansı. ağlama.sırası değil.kanamayı durdurmalıyım .çok kan kaybetmiş.nerde kaldılar. Kahretsin nerde kaldılar. Nabzı çok zayıf. Oğlum durma orda. Annemin kan grubu neydi. Kan bulmalıyız. Dışardan gelen siren sesi ile hareketlendiler. Koş kapıyı aç kaya. Polisi aradın mı? Sen burada kal polisleri karşıla. Olmaz dedi kaya. Bende geleceğim. Kaya şimdi sırası değil bekle dedi abisi. .Yukarı çıkan sağlık görevlileri kadını sedyeye koydular sıvı taktılar. Mehmet ben doktorum annem çok kan kaybetmiş kan vermeliyiz dedi. Kadını ambulansa koyup canhıraş siren sesi ile hastaneye doğru yol aldılar.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!